h1

RUS DEVLET ARŞİVLERİNDEN 100 BELGEDE ERMENİ MESELESİ

Mart 28, 2007

Mehmet Perinçek’in Rus devlet arşivlerinde bulduğu belgelere göz attığımda, ‘Bu iş galiba bitiyor’ diye mırıldandım. Evet, Rus arşivleri, dönemin diğer Rus ve Ermeni kaynaklarıyla birlikte, Ermeni soykırımı iddiaları hakkında hükmünü veriyor: İddialar geçersizdir.

Kesin hüküm diyorum, çünkü hükmü temyiz edeceği farz edilenlerin bizzat kendileri, o kesin hükme son noktayı koyuyorlar. Başta bağımsız Ermenistan’ın 1918-19 yıllarındaki ilk Başbakanı Hovannes Kaçaznuni olmak üzere, dönemin Ermeni siyasetçileri, Ermeni komutanları, Ermeni tarihçileri, 1920’den İkinci Dünya Savaşı sonlarına kadar yazdıkları resmi raporlarda, yazışmalarda ve kitaplarda, hep aynı görüşü savunmaktadırlar. Özetlersek:
1. Ermeni milliyetçi ve ayrılıkçı örgütleri, XIX. yüzyıldan başlayarak yabancı büyük devletlerin Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalama planları içinde nazım rol oynamışlardır.

2. Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti’ni paylaşma savaşı olmuştur. Ermeni ayrılıkçı hareketi daha savaş öncesinde Türkiye’nin düşmanları tarafından silahlandırılmış ve örgütlenmiştir. Çarlık Rusyası, İngiltere ve Fransa, savaşın çeşitli aşamalarında Ermeni gayrı nizami ve nizami güçlerini ateşe sürmüşlerdir.

3. Türkiye, 1914 yılından 1923 yılına kadar bekası için savaşmaktaydı. Bu savaş haldı bir savaştı. Savaş, tüm tarafların çok ağır kayıplar vermesine yol açtı. Kurtuluş Savaşı’yla Türkiye, Osmanhmn küflerinden doğdu. Rumlar gibi Ermeraler de yenilen taraf oldular. Birinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’yi paylaşmak isteyen büyük devletlerin ordularmda savaşan veya bu ordularla işbirliği içinde Osmaı-ılzı ordularma saldwan, Osmanlı sivilleri katleden Ermeniler, diğer kullanılan güçler gibi, bu trajediden paylarına düşene katlanmak zorunda kaldılar. Bu açıdan her iki tarafın sivWmuharip kayıplan savaş bilançolarmırı zayiat başliğı altında yer aldı.

4. Daha acısı, savaşın halk kitleleri içindeki boyutu olmuştur. Ermeni milliyetçi örgütlerinin yabancı ordulardan kuvvet alarak giriştikleri etnik temizlik hareketleri, Ermeni ve Müslüman halk arasında karşılıklı kınmları da tetiklemiştir.

5. Osmanlı hükümetinin 1915 yılındaki tehcir kararı ve uygulaması, bir savaş önlemidir. Bu önlem teamüli hukukun bir unsurudur ve bugün Cenevre Sözleşmeleri’ne ek 2. Protokolün 17. maddesinde tedvin edilmiştrn Tehcir, Osmanlı yöneticilerinin de kabul ettiği bazı aşırilıklara rağmen, hukuka uygundur

6. Toplam olarak baktığımızda, Turk devletinin Ermenilere yönelik kasıtlı ve önceden planlanmış bir kırım veya soykırım uygulaması yoktur Olaylar, devletler arasmda savaş ve halklar arasmda karşıhklı kırım kapsamı içindedir. Bu arada kıtlıklar, epidemiler ve sert iklim koşulları, savaşın kurbanlarmm sayısına yüz binleri eklemiştir. Türkler de, Ermeniler gibi, ama sayıca onlardan çok daha fazla sivil kaybıyla daha az bir bedel ödememişlerdir.

Türkiye’yi on yıllar boyu uluslararası düzlemlerde benzer görüşleri ifade ederek savunurken, bu saptamaların hepsinin, ama hepsinin, Ermeni devlet adamları ve tarihçilerince daha önce yapılmış olduğunu bilmemiş olmaktan dolayı hayıflaıuyorum.

Diyebilirim ki, Mehmet Perinçek’in Rus arşivlerinde ve diğer Rus kaynaklarında gun ışığma çıkardığı bilgiler, Ermeni soykırımı iddialarına ölduru cü bir darbe indirmektedir. Bu bilgiler, yalanlan berhava etmek için bize adeta bir cephanelik sunınaktadır. Gerçeğin yalanla savaşında bize savaşın kaderini etkileyen bir silah kazandırmaktadır.

Mehmet Perinçek, bana on binlerce sayfalık arşiv belgesinden ve Rusça yayımlanan Ermeni ve Rus kaynaklardan söz ettiği zaman, ilk aklına gelen bunları özetleme ihtiyacı oldu. Bu malzeme, zamanı çok kıt olan çağımız insanı için bir elkitabı haline getirilemez miydi? Yaz belge seçerek Ermeni sorununu aydınlatma fikri böyle oluştu ve Mehmet Perinçek’e bunu önerdim. Böylece bu önsözü yazma görevini de daha o zaman üstlenmiş oldum.

Şimdi mesele, tarihi bir gerçeği, bilimsel bir gerçeği, bütün insanlıkla paylaşmaktıt Türkiye’yi hedef alan haksız ve insafsız psikolojik savaşı yalnız cepheden göğüsleyerek püskürtemeyiz. 0 psikolojik savaşı yuru - ten devletlerin içinde de cepheler açmak zorundayız. Rus arşivinden çıkarılan yüz belge, bize bu imkünı vermektedir. Şimdi seferber olup bu kitabı, Ermeni soykmını yalanmın baş verdiği her köşeye ulaştırma zaınanıdır. “Bize inanmıyorsanız, işte buyurun, gerçekleri Ermeni devlet adamları ve tarihçilerinden ya da Rus arşivlerinden öğrenin!” demeliyiz.

Bu kitap, önce bizlerdeki hakimlik duygusunu güçlendirecek, milletimize ve devlet geleneğiınize olan güvenimizi pekiştirecektir. 0 nedenle önce biz Türkler bu kitabı iyi incelemeliyiz. XX. yüzyılın XXI. yüzyıla uzanan en uzun kuyruklu yalanma karşı mücadele ediyoruz. Haklıyız. Bu bilinci paylaşmanuz, alacağımız sonuçta belirleyici olacaktır.
Gerçeği elimizde tutmaktan kuvvet alarak, o yalana teslim olan herkesi aydmlatabilir ve kurtarabiiriz. Evet “kurtarmak” diyorum, çünkü

Ermeni soykırırm yalanmı kabul etmek, aslında bir esarettir. Bu kurtarma faaliyeti için, bu kitabı hızla İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça ve elbette Ermenice basmak ve yaymaliyız. Resmi ve özel kuruluşların bu milli görevi ustlenmeleri kuşkusuz isabetli olacaktır.

Rus arşivlerindeki ısrarlı çalışmasını bu kitapta özetleyen Mehmet Perinçek’e, bu kitaba emeği geçen herkese ve bu kitabı dünyanın her tarafına taşıyacak bütün hakikat sevdalilarına takdir ve şükran duygulanmı sunuyorum.

GÜNDÜZ AKTAN

 

Yorum Yapın